İletişim

  • Adres

    Prof. Dr. Zeki Tunç Büyükdere Cad. No: 74/A Torun Center Garden Ofis D: 74 34394 Şişli İstanbul

  • Telefon

    +90 212 287 01 00

Copyright © 2020 Bu sitede kullanılan tüm içeriklerin telif hakları "Prof. Dr. Zeki Tunç" a aittir.

Keratokonus 'un tedavisi konusunda benim çok ciddi atılımlarım oldu. Bin dokuz yüz seksen yedi pardon doksan yedi yılında bunun tedavisiyle ilgili bir teknik geliştirdim. Göze o bombeliği azaltacak renkler taktım. Ve bu dünyada ilkti. Aynı zamanda Fransa'da da aşağı yukarı ekstra olarak Profesör Joseph Colin'de başlamıştı. Biz aynı zamanlarda başladık bu tedaviye ve birbirimizden de tedavi tekniği konusunda bağlantılı değildik. Zaten de farklı uygulama yaptık. Bu başka yerlerde çalışmanın sonucunda da dediğimiz benim yaptığım teknik daha kabul edildi. Ve şu anda bu teknik bütün dünyada uygulanıyor. Tekniğin amacı şuydu. Biraz önce bahset gibi korneadaki oluşan bombelik korneanın kırma gücünü değiştiriyor ve eskiden fuarlarda aynalar vardı. Anormal kendini gösteren çok uzun, çok kısa, çok enli, çok ince falan gibi. İşte bu aynalar gibi görüntüler oluşuyor. Bunları düzeltmek için kornea çok ince olmasına rağmen o incelmiş olan korneanın içerisine bir tünel açıp o tünelin içerisine de sert ring yerleştirdim. Ve onun yaptığı germe sayesinde korneanın merkezi homojenleşti ve o anormal görüntüler düzeldi. Bunları da Fransa'da ve Türkiye'de bildirilerle sundum, yayınlarımı yaptım falan. Bu nedenle de Keratokonus dendiği zaman da herkes beni bilirler. Çok büyük atılımlar yaptık. Daha sonra bu takılan ringler bunun hastalığın o andaki hastanın o andaki görme konforunu arttırdığı gibi hastalığın ilerlemesine de bir miktar faydası vardı. Şöyle ki, oraya da oluşturulan ringler tünelden korneayı uyarıyorlardı. Aynı akupunktur gibi ve oradaki hücrelerin tembelleşmesi söz konusu zaten hastalığın başında. Ve o tembelleşen hücreleri o liglerle uyararak hastalığın ilerlemesine de yavaşlatmış olduk. Ve buna da az çok belirledik. Benim sekiz yıl önce taktığım ve halen stabil olarak duran hastalarım var. Buna ilave olarak da Almanya'da bir gelişme daha oldu. Bu zayıflayan tembelleşen hücrelerin uyarıp birbirleri arasındaki bağlantıyı arttıran ribofilerin de kullanılarak bir lazer geliştirildi. Bu lazere deniyor. Böylece hücrelerin birbirlerine olan yapışıklığını da arttırmak şu anda önce rengi takıp ondan sonra da rengi taktığımız zaman görmeyi arttırıyoruz. Lazerini de yapıp hastalığın ilerlemesini daha da durdurmuş oluyoruz. Şu anki temel tedavisi de budur. Burada bahsettiğim cerrahi işlemler bu hastalığın bazen ilaçla tedavisi var mı diye de düşünülebilir. İlaç da maalesef tedavisi yok.